Karantinada 8 KG Verdim!

Karantinada 8 KG Verdim!

Kısa bir süre önce bir Tweet okumuştum. Bir kadın diyordu ki; “Karantina döneminde kilo almayanların ciddi psikolojik problemleri olabilir.” O halde benim gibi uzun yıllar fazla kilolarından kurtulamamış, ancak karantinada mum gibi erimiş biri için ne denilebilir? Tımarhanelik?

Mesajı Twitter’da paylaşan güzel arkadaş ironi ediyor olsa gerek. Lafzında ciddiyse şayet, o zaman yargısının kendisine döndüğünü söylemekten büyük zevk duyacağım. Nasıl oluyor diye merak edenleri şöyle alt satırlara davet edeyim.

Twitter’daki güzel arkadaşımızı infaz faslına geçmeden önce şunu söylemekte büyük bir zaruret görüyorum. Kadını veya erkeği fark etmeksizin, fazla kilo ya da obezite problemi olan herkesin bu sorununa çözüm getirmesinden yana olmakla beraber, modern dünyanın dayattığı “zayıflık güzelliktir” mantığından yüzde yüz etkilenmemiş bulunduğumu da öne süremez bir vaziyette iken bendeniz, esasen gereksiz kilolar ve yağların vücuttan atılmasını tamamen bir sağlık meselesi addetmekteyim. Tığ gibi olun demiyorum, vücudunuzu zora sokmayacak şekilde boyunuza göre olması gereken kilo ayarınıza gelmeniz kâfi.

Hoş, amma velakin boş lakırdı ediyorsun; denemediğim yöntem kalmamışken sen çıkmış uzmanlık taslıyorsun, demeyin hemen. Birazdan paylaşacağım sırların işe yaramayacağı bir insan evladının yeryüzünde barındığını düşünmüyorum. Gayet tabii ciddi ve kronik sağlık problemleri olan arkadaşlarımı saf dışı bırakarak iddialarımı ileri sürmekteyim.

“Fazla kilolardan nasıl kurtulabiliriz” sorusunun yanıtına intikal etmeye az kalmışken ziyadesiyle mühim gördüğüm ve değinmeden geçemeyeceğim bir başka mevzu var: Neden aşırı yağ birikmesinden mustaribiz?

yemek

Türk mutfağının bir karbonhidrat yuvası olmasının elbette büyük etkisi var. Hamur işleri ve ekmeğe olan düşkünlüğümüz en başta kurtulmamız gereken şey. Şekerli ürünleri bol tükettiğimiz gerçeğini de şuraya iliştireyim. Bunların haricinde çağın bizi içinde kalmaya mecbur bıraktığı hallerin etkisi; asıl kurtulmamız gereken, lakin kısa vadede bir çözüm getiremeyeceğimiz en temel sorun işte bu!

Tipik bir beyaz yakalı çalışansanız, en basitinden bir büroda sekretersiniz diyelim, hem dar bir harekat alanına hem de mesai saatleri arasına sıkıştırılmış surette hareketsiz bir yaşam sürüyorsunuz demektir. Karantina döneminde eve hapsolduğunuzu sanıyorsunuz ya, biliyor musunuz, aslında hepimiz ofis mahkumlarıyız. Maaş denen prangalarla ev ile iş arasında volta atmaktan başka bir şeye vaktiniz kalıyor mu? Hele ki siz İstanbul sakinleri, trafikten canhıraş sıyrılıp eve akşamın son çeyreğinde geldiğinizde akreple yelkovanın lehinize hareket ettiğini gördünüz mü? Mesela duşa ayıracak vakit kalıyor mu? Hak getire!

Trafik demişken, Türkiye’de obezite oranlarının artışındaki bir etken de trafikmiş. Zira trafikte saatler geçirmek, uzun süre hareketten yoksunluk anlamına geliyor.

Bu kadar kolaymış diyeceksiniz!

Aşırı kiloların sebepleri üzerinde fazla vakit kaybettirmeyeceğim sizlere. Gelelim yıllarca uğraşıp da kurtulamadığım halde karantina sürecinin başlamasını takiben aşırı kilolarıma veda etme sürecimin nasıl geçtiğine. 6 ayda 8 kg verdim. Bu süreçte farklı yöntemler denediğim için bazen verdiğim kiloları geri aldım ve tekrar verdim. Keşif ve keyif dolu bir zaman dilimiydi. Önemli olan da bu süreci keyifle idame ettirmeniz. Vereceğim ipuçları hedefinizi vurmanıza yardımcı olmasa bile atış yapmayı sürdürmenizi teşvik edecek ilhamı aşılar diye ümit ediyorum.

(Bu vereceğim ipuçlarını uzun araştırmalar ve okumalar neticesinde özümseyerek kendime yeni bir yaşam tarzı oluşturduğumu da bilhassa belirtmek isterim.)

Vücudunuzu tanıyın! Şöyle uzaktan kendinize ve yaşam tarzınıza bir bakın. Nasıl besleniyorsunuz? Önemli olan kilo vermek amacıyla diyet yapmak değil, daha sağlıklı ve dengeli beslenme odaklı bir yaşam biçimi belirlemek. Daha uygun bir yaşam tarzı belirledikten sonra da kilo vermek bir ödül mahiyetinde olacak. Odaklanmanız gereken dengeli bir beslenme ile yediklerinizden keyif alarak kilo vermek…

Ben günde 3 öğün et yiyen, asla aç kalamayan biriydim. Tatlısız bir hayat işkenceydi benim gözümde. Hâlâ öyle. O yüzden sevdiğim şeylerden vazgeçmeden kilo vermenin yollarını aradım. Bu noktada Çin felsefesinin bana ilham olduğunu söyleyebilirim. Uçsuz bucaksız bir deniz Çin felsefesi, ancak en bilinen parçası Ying Yang kuramıdır. Tek kelimeyle özetlemek gerekirse “denge” diyebiliriz. Dünyadaki her şey zıddıyla birlikte birbirini tamamlayarak, belirli bir denge çerçevesinde var olagelmiştir. Evren ve doğa ince düzenler ve dengeler üzerine kuruludur. Denge bozulduğunda yaşamsal döngüler de bozulur. Aynı şey neden yediklerimiz için de geçerli olmasın? Negatif olarak kategorize edebileceğimiz besinlerden aldıysak gün içinde mutlaka pozitif besinlerle vücudumuzun dengesini korumamız gerek. Negatif diye tasnif ettiğim yiyeceklere karbonhidrat, et ve şekerli ürünleri örnek gösterebiliriz. Onlara da ihtiyacımız var, ancak fazla almamız durumunda negatif etkisi ortaya çıkacaktır. Pozitif besinleri ise sebze, şekersiz içecekler vb. olarak düşünebiliriz.

Çıkış noktam gün içinde yediklerimi ya da yaptıklarımı negatif ve pozitif etkili olarak sınıflandırmaktı. Örnek veriyorum, o gün delice kek yemek istiyordum. Kendime hakim olamadım ve zavallı kekin son yolculuğu mideme oldu. Negatif bir etki yaratmıştım. Bu etkiyi gidermek için akşam yemeğinde sadece sebze yedim veya akşam yemeğini yemedim.

yemek

Eşdeyişle, istediğin her şeyi ye, ama ölçülü ye. Az ye ve bazen bazı şeylerden feragat et. O gün canın pasta mı istedi, bir dilim yiyebilirsin, ancak bu küçük kaçamağı telafi etmek için ya bir öğünden ya da bir öğünde içtiğin kola vb. şekerli içeceklerden vazgeçeceksin.

Fazla kilolardan kurtulma macerasında gizli adayı bulmak için bir başka anahtar da SPOR. Sürekli hareket edin ve spor yapın! Aşırı kiloların başlıca kaynağının hareketsizlik olduğunu söylemiştim. Saatlerce masa başında oturmak zorunda olsanız bile gün içinde küçük bir değişiklikle hayatınıza hareket katabilirsiniz. Metrodan veya otobüsten bir-iki durak geride inip kalan mesafeyi yürümek gibi. İşyerinde iken de saat başı ayağa kalkıp en az on dakika küçük hareketler yapabilirsiniz. İmkanınız varsa tabii… Saat başı yapacağınız bu hareketler müthiş kilo kaybı olarak yansımayacak size. Fakat vücudunuzu hareket halinde olmaya alıştıracak. Ek olarak her gün en az 30 dakika egzersiz yapmalısınız. Bu bir yürüyüş olabilir. Yine de iki günde bir kardiyo egzersizi size asıl kalori yaktıracak yöntem. Başlangıçta haftada 2-3 kere yapabilirsiniz. 6 ay sonunda ben bu süreyi günde yarım saate çıkardım. Unutmayın spor sağlıklı bir yaşamın, uzun ömrün, keskin bir hafıza ve odaklanma kabiliyeti ile kilo vermenin anahtarıdır. Bu dediklerim de çeşitli bilimsel araştırmalarla sabittir.

Başvurduğum bir başka metodu da paylaşmak isterim. Bende müthiş bir etki yarattı. Eskiden spor alışkanlığı olmayan, hatta kolunu kaldırmaya üşenen bir insandım. Hayat kalitemin düşük olduğunun ve aşırı kilolarımın özellikle özgüvenimde çatlaklar oluşturduğunun farkına varmam da sporsuzluk huyumdan kurtulmama yardımcı olmadı. Spor yapmak istiyordum ancak yeterli motivasyonu bulamıyordum. Ben de spor yaparken beni en çok sinirlendiren kişileri gözümün önüne getirdim. Koşu mu yapıyorum, her bir adımımın kafalarına indiğini hayal ettim. Canice bir yol olduğunu biliyorum elbette, her bünyede aynı etkiyi yaratmayacağını da. Bu noktada işe yarar motivasyonlar bulma işini yaratıcılığınızın kollarına bırakıyorum. Bir de motivasyonumu müthiş artıran bir videonun linkini de aşağı bırakıyorum. Videodaki uzmanın enerjisinin size de geçeceğine eminim.



Şimdi söyleyeceğim şey çoğunuzun hoşuna gitmeyecek. Aç kalmadan zayıflamak mümkün değil dostlar. Ya porsiyonlarınızı küçültün ya da öğünlerinizi azaltın. Aralıklı oruç iyi bir yol olabilir. Aralıklı orucu bir süre denedim. En az 16 saat aç kalmak, bir öğünü sadece salatayla geçirmek ve bunun gibi şeyler asla kabul edemeyeceğim türdendi. Dünya tersine dönebilirdi, ancak ben bunları yapamazdım. Yine de pes etmeye niyetim yoktu. Bir müddet sonra uzun süre aç kalmaya alışınca akşam yemekleri yememeye başladım. Uyku saatlerimi de değiştirdim; erken yatıp erken kalkıyorum artık. Akşam yemek yemediğim için midem yorulmuyor, hem uyku kalitem artıyor hem de ertesi gün kendimi daha dinç hissediyorum. Bonus bilgi, uzun süre aç kalmak sizi kanser gibi ağır ve ölümcül hastalıklardan koruyor. Vücudumuzda bu tür hastalıklara yakalanma riskini azaltan IGF adlı bir hormon salgılanıyor. Bu hormonun vücuttaki oranı uzun süre açlıkta tavan yapıyor. Konuyla ilgili ayrıntıları merak ediyorsanız BBC’nin 2012 yapımı Eat, Fast, Live Longer (Ye, Oruç Tut, Uzun Yaşa) adlı belgeselini izlemenizi tavsiye ederim. Sunucunun çekim sürecinde yaşadığı dönüşüm beni şokta bırakmıştı.


Ve en önemlisi, internetteki reklamlara inanmayın! Ayda 10 kg vermeyi vadedenler dünyanın en büyük yalancıları! Daha önce denemiştim, haftada 2-3 kg verdiğim oldu, bunu başardım, çünkü hiçbir şey yemedim ve bu duruma yalnız 1 ay dayanabildim. Rutinime döndüğümde verdiğim kilolar da bana geri döndü. Hasılı, kısa vadede hızlı kilo verirseniz ya sağlığınızdan olursunuz ya da diyeti bitirdiğinizde kaybettiğiniz kiloları süratle geri alırsınız. Bir arkadaşım ayda 10 kg verme işini 3 ay sürdürünce safra kesesinden oldu…


Uzun lafın kısası, bir süredir her istediğimi az olmak kaydıyla yiyorum, sporumu her gün düzenli olarak yapıyorum, bol su tüketiyorum, şekerli gıdalarla mesafeli bir ilişki devam ettiriyorum, akşam yemeklerini genellikle yemiyorum (işten gelince pişirmeye üşendiğim de doğrudur), esmer un ile yakın bir dostluğumuz var. Eskisi gibi açlık krizleri de yaşamıyorum. Ve en ilginci tabiatımda da değişiklikler olduğunu hissediyorum. Daha az sinirleniyorum, hangi saatte spor yapayım diye düşünürken zamanımı daha iyi yönetmeye başladım. Amaçsızlık hissinden ve depresif düşüncelerden epeydir uzağım.

6 ayda vücudumda gözlemlediğim şeyleri, zihnen ve fizîken yaşadığım inanılmaz değişimi naçizane anlatmaya çalıştım. Beslenme ya da spor uzmanı değilim, önerilerimi denemeyebilirsiniz, ancak bu sayfaya geldiyseniz zayıflama konusunda gayret içerisindesiniz diye tahmin ediyorum. En güzeli bu işin uzmanlarını takip etmek, bol bol okumak ve araştırmak. Arada bir benim gibi kilo vermeyi başarmış kişilerin hikayelerini de okuyarak kendinizi motive edebilirsiniz. Konu ne olursa olsun yeni tecrübelere kucak açmak her daim heyecan vericidir. O zaman kuvveden fiile geçmenin tam sırası!


Yorumlar

bir yorum bırakın